Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Empire Total War | Tüm Devleter |

  1. #1
    Emekli Yetkili

    Üyelik tarihi : Oct 2008
    Mesajlar : 8.159
    Tecrübe Puanı 25
    Tecrübe Puanı Gücü : 26

    Standart Empire Total War | Tüm Devleter |







    Osmanlı İmparatorluğu

    Avrupa tarihinin son yüzyıllarını, Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihi olarak ve biraz sinir bozucu olarak adlandırırsak sanırım yanılmış olmayız. Çünkü tüm yüzyıl küçük ulusların Osmanlı iradesine kafa tutmasıyla geçmişti. Osmanlı'nın kudreti hükmettiği geniş, görkemli topraklar ve üzerinde durduğu Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yollarında tek kelimeyle eşsizdi. Osmanlı İmparatorluğu ayrıca tüm Akdeniz ve Kuzey Afrika’da da güç sahibiydi.

    Ortodoks Bizans İmparatorluğu XV. yüzyılda yerini İslam imparatorluğuna bıraktı ve o günden beri Türkler gelmiş oldukları yerdeler. Her zaman gerçekleşmiş olmasa da Avrupa’nın kalbine doğru ilerleme hırsına sahiptiler. Türk orduları, Avusturya'daki Vienna şehrinin surlarına kadar erişti ancak güçlü müdafaa karşısında geri dönmek zorunda kaldılar. Türklerin yayılma politikası her zaman saray politikasının bir parçası olmuştur; Eğer Sultan sınırlar içersinde kendini güvende hissederse Avrupa'ya doğru bir sefere çıkar, eğer Sultan askerler tarafından baskı görürse onları savaşa gönderirdi.

    Osmanlılar bir çok mücadeleye göğüs gerdiler. Ordu ve donanma başka ülkelerinkiyle kıyaslandığında eski görünüyordu fakat Sultanın askerleri bir hayli fazlaydı. Stratejik bakımdan, İmparatorluk bulunduğu bölge itibariyle çok güçlü bir pozisyondaydı. Balkanlar, İstanbul'u savunabilmek için doğal bir kale vazifesi görüyordu. Avrupa'ya doğru yapılacak bir saldırı için ise çok güzel bir sıçrama tahtası vazifesi görüyordu. Hatta orada işe yarar dost ülkeler bile vardı, elbette bunlar Avusturya'nın düşmanları olan ülkelerdi. Papanın, kafirlerle yapılan anlaşmaları durdurma gücü tamamiyle yok oldu. Akdenizin kontrolü bir Sultan'ın hükmü altındaydı ve küçük Avrupa devletleri onun isteklerini yerine getiriyordu. Doğuda, Hindistan'a giden yol ise serveti sunuyordu.



    Büyük Britanya


    Büyük Britanya, parçalanmış krallıkların ve insanlarının evlenmesiyle oluşmuş bir ülkedir. Bu yeni ulus eşsiz bir kargaşa içersinde büyüdü: İngiltere ve İskoçyanın hoşnutsuz birleşme kararıyla; din anlaşmazlıkları; sivil savaşlar; infaz edilmiş bir kral; askeri diktatörlük; ve ikinci bir kralın darbe yapması. Bundan 15 yıl önce, sevilmeyen katolik James II devrim nedeniyle sürgüne gönderildi ve böylece Protestanların otoritesi onarılmış oldu. Yine de sürgün edilmiş olan James Stuart hala sempatizanlara sahipti, Stuart ailesi düşmanları Britanyanın her yerindeydi. Karşı koydu – belki de bunun yüzünden – bu kavgacı tarihe ve Britanya Kuzey Avrupa'nın kültürel ve bilimsel ilerlemesini sağlayan devletti.
    Bir ada ulusu olarak, Britanyalılar hep şöyle düşünmüştür, tıpkı Shakespeare'in dediği gibi:

    “Gümüş deniz, bir hisarın odasında hizmet eden, tıpkı evin önüne yapılan hendek gibi”

    İngilizlerin gücü denize dayanır, ticaret ve sömürgeleştirme kabiliyetleri en az donanmaları kadar güçlü. Ticaret vergileri donanmaya ödenir; Donanma engellenemeyen ticarete izin verir. İngilizlerin deniz kanalları yüzünden Fransızlar körfezlere de az sayıda olan Hollandalıları yerleştirmiştir. İngiliz tahtındaki aslen Hollandalı olan William III, Hollanda ile ilişkilerinde kararsız kalmıştır!

    İngilizler ve İskoçlar sanki güven içersinde uyuyabileceklermiş gibi düşünmeyi severler ve endişenlemelerini gerektirecek herhangi bir istila ya da zorbalık gibi bir durumun varlığına inanmazlar. Aslında bir parça haklılar fakat sadece merkezleşmiş bir kıtasal güç olmadığı sürece. Avrupanın kaynaklarını birleştirebilecek olan bir ulus Kutsal İngiltere'nin hayallerini yerle bir edebilir. Bu yüzden İngiltere'nin temel amacı: Güçlü devletlere karşı Avrupa'daki zayıf halkları savunmaktır ve bunu yaparken ele geçirebildikleri kadar denizaşırı toprak kazanmak!



    Fransa

    Fransa, Louis XIV'ün, Güneş Kral'ın ve yardımcılarının yönetimi altında hem askeri hem de siyasi alanda elli yıllık başarılı bir dönem geçirdi. Bunu Otuz Yıl Savaşları'na Fransa'nın da katılmasıyla birlikte çıkan isyanlara rağmen gerçekleştirdiler. Louis ve onun yetenekli bakanları, Kardinal Richelieu ve Mazarin, büyümeyi engelleyen feudal kavgalardan uzak bir şekilde farklı bir yönetim şekliyle yönetebilme gücüne sahipti, ve kralın gücünün mutlak olduğu merkezi bir yönetim sistemi yarattılar.

    1700'lü yıllarda Fransa, eşsiz bir orduya, bir çok koloniye ve herkesin saygı gösterip korktuğu bir krala sahipti işte bu nedenlerden dolayı batı Avrupa'daki en güçlü devletti. Sadece bir kaç ülke onun iyi teçhizatlanmış ordusuna karşı koyabilecek güçteydi.

    Fransız Bourbon hanedanı güçlüydü, yaşlanmış olmasına rağmen Louis XIV bile. Bir çok akraba ve oğul bulunmaktaydı, bir çok ünvana sahip olan yasal varisler. Güneyde, İspanya'da Hapsburg soyundan gelmeyen bir varis bulunmaktaydı (zayıf Charles II) – bunun anlamı Bourbon soyundan gelen biri bir gün Madrid'de hüküm sürebilirdi. Avusturyalı Habsburglar, ve diğer Avrupalı uluslar, bir Fransızı ya da Fransa vekilini İspanya Kralı olarak görmek istemez. Hem de hiç.

    Fransa ihtimaller tarafından kuşatılmıştı, Avrupa'nın ötesinde fethedilecek ve kolonileştirilecek diğer kıtalar vardı: Kuzey Amerika'daki yeni Fransa, ve Hindistanın zenginlikleri. Kaypak İngilizler'i yok etmek gerekebilir, fakat bunun ne zararı var ki?



    İsveç

    İsveç, Kral Gustavus II Adolphus'un mirası olan İskandinavya ve Baltık bölgelerine hükmeden bir Kuzey Avrupa krallığıdır. 1632 yılında Luetzen savaşında ölmesine rağmen, yaratmış olduğu ordu neredeyse hiç bitmeyecekmiş gibi gözüken Otuz Yıl Savaşlarında İsveç'e büyük kazançlar sağladı. Ulus, uzun ve yoğun çarpışmalardan kurtuldu ve Baltık bölgesindeki komşularını işgal edebilecek hale geldi. Bu büyük askeri güç yanında bir çok altın ve isveç insanının da yaşamını götürdü. Ticaret mallarının hiçbiri bolluk seviyesine ulaşamadı bu yüzden yönetimde biraz tutumlu olmaları gerekti. Charles XI, oğluna bir hayli fazla cephanelik bıraktı fakat aslında kılıcını ona bırakmalıydı çünkü Charles XII'nin askerliğe karşı saplantılı bir ilgisi vardı. Yeni yüzyılın başlarına doğru, İsveç güçlü, saldırgan ve kıskanç rakipleri tarafından son yüz yılda aldığı toprakların etrafı çevrilmiş bir ülke konumundaydı. Doğuda, Batı Avrupa'nın ötesine ulaşmak isteyen Ruslar, engellenemeyen bir şekilde Baltık'a yaklaşıyordu. Güneyde, Polonya-Litvanya kaybettiği toprakları geri istiyordu. Batuda, diğer İskandinav uluslar bağımsızlık ya da Baltık'taki İsveç hakimiyetine bir son istiyorlardı. Tüm bu potansiyel tehlikelere karşın, gizlenerek ortalığı sakinleştirme ihtimalleri değerlendirmeye değerdi. Fakat İsveç'in rakipleri göründükleri kadar tehditkar değillerdi: Rusya muazzam bir büyüklükteydi, abartıyor gibi görünsek te bu o zamanlar için doğruydu, fakat inanılmaz derecede çekingen ve kayıtsızlardı. Baltık bölgesinin bir İsveç denizi olmasının ya da Protestan İmparatorluğunun yeni kuzey üssü olmamasının hiçbir nedeni yoktu. İsveç ordusunun Avrupa'da eşi benzeri yoktu ve donanması yetenekten ve malzemeden yoksun değildi. Anayurt güvence altına alındığında, deniz aşırı toprakların ele geçirilemeyeceğini kim söyleyebilirdi?




    Hollanda Cumhuriyeti

    Birleşik Vilayetler ya da diğer adıyla Hollanda Cumhuriyeti Kuzey-Batı Avrupa’da bulunan protestanlar için kale vazifesi gören yerel bir devlettir. İspanyolların bölgeden kovulduğu zamandan beri burası bilim, ticaret ve özgürlük bölgesi olarak bilinmiş ve gelişmiştir. Bölgeyi ıslah edip denizlerin kontrolünü ele geçirdiler, buna binaen Hollandalılar açıkara dünyadaki en iyi ve en gelişmiş donanmaya sahiptiler. Bir kuşak önce, Hollanda donanması Thames Nehri’ne doğru açıldı ve kıyıdaki İngiliz donanmasını yaktı: Bu bir meydan okumaydı ve İngilizler tarafından kolayca unutulabilecek bir şey değildi.
    Hollandalı deniz tüccarları dünyanın her bir yanındaydı ve dünyanın tüm serveti Hollanda Limanlarına doğru akıyordu. Hollandalıları, Hindistan ve Karayipler bölgesinde ve yerel hükümete rüşvet verdikleri her yerde ticaret yaparken bulabilirdiniz. Heryerdelerdi, aslında sadece kazanç getiren bölgelerde. İspanyollar yeni dünyada hak iddia etmeye başladı ve tabi ki doğal olarak tüm ticareti engellendi. Sürekli başlarının etini yiyen Habsburg Hanedanı’nın bitmez tükenmez tehditlerini duymazdan gelerek yaşamayı öğrendiler. Diplomatik anlamda onları zedelemeye çalışanların her girişimini savuşturmayı başardılar, ve bu sayede Habsburg’un sözü geçtiği İspanya ve Avusturya kısımlarında biraz sempati topladı. Diğer tarafta ise pusuya yatmış bir şekilde yayılma politikasını uygulayan Fransızlar vardı.
    Diğer yaklaşan rakipler ise henüz tehdit edebilecek güçte bile değildi. İngilizler için… uslandılar demek çok zordu fakat… biraz daha dostça davrandıkları kesindi. Avignon’lu III. William tam da İngilizlerin ihtiyacı olduğu gibi bir protestan kraldı. Vekilleri genellikle ilişkileri sükunet içersinde götürdü, özellikle eşit ölçüde ticari güce sahip olan İngilizler dünya ticaretini Hollandalıların eline bıraktı!
    Gelecek için, Hollandalılar daha umutlu olmalı sonuçta güçlü bir donanmaları var ve ticarette de en ilerideler. Dünyanın her köşesinde ele geçirilmeyi bekleyen bolca servet var, eğer onlara ilk ve tek Hollandalılar ulaşabilirse kimin gücü onları durdurmaya yeter ki!





    İspanya

    İspanyollar uzun zaman boyunca uzak kıtaları fethetmekle ve oralara yerleşmekle uğraştı. Aslında, 1494 yılında İspanyollar ve Portekizliler bir anlaşmaya vardılar ve bu anlaşmanın koşullarına göre dünyayı aralarında bölüştüler. İspanyollar “Tanrı, İspanya ve zenginlik getirmek adına” bir sefere çıktı ve bunda başarılı oldular, çok iyi bir şekilde üç isteklerini de yerine getirdiler.

    İspanya koyu bir Katolik ülkesiydi, Kilise ve korkunç İspanyol engizisyoncuları topluma hakimdi. Bu bir şekilde açıklabilirdi çünkü tüm zenginliğine rağmen İspanya ekonomik anlamda yeni yeni gelişmeye başlamıştı: Kiliseye göre tefecilik günah sayılıyordu. Bu nedenle, kredi sıkıntısı çeken ülke tüccarlara yardımda bulunamıyordu.

    Finansal büyüme tabi ki İspanyol asilzadelerinden başka kimseye yaramadı. Fakat soylu bir erkeğin onuru müdafaaya, bir ulusun şanı ise zaferlere değerdi, bu nedenden dolayı cesaret az bulunan bir şey değildi. Elbette ki, İspanya’nın hem askerleri hem de denizcileri cesaretle kutsanmıştı.

    Bu yüzden yakın zamanda İspanya’nın savunmaya ihtiyacı olacaktı. Efsunlu adıyla da bilinen Charles II hem bir aptaldı hem de acınası bir bedene sahipti ve hiçbir zaman çocuğu olmayan Charles II, Hapsburg soyundan gelen son İspanya kralı oldu. Charles’ın çılgın zekasının ve berbat yönetiminin ardından İspanya’nın ilerlemesi durdu, fakat Charles sonsuza kadar yaşamayacak. O öldüğünde, İmparatorluğun kaderini hangi kudret şekillendirecek? İspanya protestanları bir kez daha yerle bir edebilecek mi? Acaba hangi generaller İspanya bayrağının Amerika kıyılarında dalgalanmasını sağlayacak? İspanya’nın varisinin cesur bir ulusu eski azametine kavuşturabilmesi için düşünecek ve yapacak çok şeyi var!

    ALINTIDIR.






    Paylaş
    MertoQ

    :gomugomuno:



  2. #2
    scaryblack
    Yedek Oyuncu

    Standart



    sadece 6 tane ülkemi var






    Paylaş

  3. #3
    Aktif Oyuncu

    Üyelik tarihi : Mar 2009
    Mesajlar : 309
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    hayır dahasıda var...






    Paylaş

  4. #4
    memo343
    Yedek Oyuncu

    Standart



    bekliorumm






    Paylaş

  5. #5
    Oyuncu

    Üyelik tarihi : Aug 2009
    Mesajlar : 106
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    Diğer ülkelerde olsa iyi olurdu...Ama yinede eline sağlık...






    Paylaş

  6. #6
    Oyuncu

    Üyelik tarihi : Jan 2011
    Mesajlar : 170
    Tecrübe Puanı 10
    Tecrübe Puanı Gücü : 11

    Standart



    devamını bekliyoruz






    Paylaş

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Turnuval Yasal Uyarı!

Turnuval Bilgi paylaşım platformudur. Hukuka, yasalara, telif ve kişilik haklarına bağlıdır. "5651 sayılı yasada" belirtilen "Yer Sağlayıcı" olarak hizmet sunmaktadır. İlgili yasaya göre site yönetiminin tüm içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebep ile sitemiz, uyarıları dikkate alarak yasa dışı paylaşımlar hakkında gerekli işlemleri yapmaktadır. Oluşabilecek yasal sorumluluklar "Üyelerimize" aittir.

Web sitemizi kullanmaya devam ederek, turnuval.com hizmetlerini sizlere daha iyi sunabilmek amacıyla kullandığımız cookie'ler (çerezler) ve kişisel verilerinizle ilgili Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş olursunuz.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557